Müslüman Kürdlerin Sesi
01.01.2006
Ne dindarlık adı altında milliyetsizlik, ne de milliyetperverlik adı altında dinsizlik
05.03.2015
Kurdî | Türkçe
Baş sayfa | Ana sayfan yap | Yazı gönder | İletişim | Arşiv | Üye girişi

İçerik

Haberler

Günün Sözü
Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsûr senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harblerde, bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men’edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men’etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.. (...) Bediüzzaman Saidi Kurdi

Bilgisayarına indir!
GÖRÜNENİN ÖTESİ

Samanyou Galaksisinden tek bir atoma kadar yapılan resimlerle animasyon yolculuğudur. Adım adım galaksiler ve yıldızların arasından Güneş Sistemine, oradan Dünya'da bir ağaca ve ağacın hücrelerinden tek bir atomuna kadar olan gerçekte uzun ama program içinde kısa bir yolculuktur...

Lêgerîn



***

KARIŞIK LİNKLER

www.bawermend.com



QESÎDE Û SÛRUD

Kîtaplar
Kur'an Meali

Peygamberîn hayatı

Kütübi Sitte

Kırk Hadis

Kıyametin alametleri

Risale-i Nur

Sohbetler




Ayet
Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda bilenler için nice ibretler vardır. (Rum/22)

Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdar olandır. (Hucurat/13)


Stêrkên Asumana









Beşdar
Şu ana kadar
12492839
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 22.11.2006

  
DÜNYAYA YAYILAN KÜRTLER: Rusya Kürtleri
Kürtler! Tarihin her döneminde yer almış, büyük imparatorluklar kurmuş, Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasıyla harmanlanmış mazlum bir halk. Yüzyıllardır yaşadıkları coğrafyalardan zorla göç ettirilen, asimilasyona tabi tutulmak istenen, dilinden, dininden, kültüründen, üzerinde doğup büyüdüğü topraklardan koparılmak istenen bir halk. Tüm bunlara rağmen hala asimile edilemeyen bir halk. Bu yazımız Mezopotamya’dan Sibirya’ya kadar uzanan bir göçün hikayesi. İşte Rusya’ya göç etmek zorunda kalan Kürtlerin hikayesi...

Devamı...

Peygamberlerin mücadelesi ve Kobanê
Peygamberlik mücadelesi insanlık tarihinin dönüm noktalarını teşkil eden bir öneme sahiptir. Nübüvvet diye tarif edilen peygamberlik, özünde Allah'ın yeryüzüne dair insanlar arasında belli bir sistem ve düzen üzerine insanlığı uyarıcı ve tebliğ edici olarak gelmiştir. Tarih boyunca gelen 124 bin peygamberden bahsedilir. Her kavme farklı zamanlarda peygamberler gönderilmiştir. 
Peygamberlerin gönderiliş amacının bir çok anlamı vardır elbette. İnsanları ölüm ötesi hayata yani ahirete bir davetle beraber, aynı zamanda bireyden topluma kadar insanlar arası ilişkileri belli bir hak, hukuk ve adalet çerçevesinde değerlendirerek insanlığı bu toplumsal düzene davet ederler. Peygamberler; La ilahe illallah'ı yani tevhidi dava edinmiş ve bu sözün sosyolojik karşılığını yaşamlarında pratikleştirmişlerdir. Yerin ve göklerin yaratıcısı olan Allah'ın dışında hiçbir güce boyun eğmemiş, gökyüzüne dair olduğu gibi yeryüzünde de hiçbir iktidar ve otorite kabul etmemişlerdir. Peygamberliğin binlerce hikmetinden en önemlisi ise toplumda rahmet cihetiyle güzel ahlakı tamamlamaktır. Tabi bu oldukça geniş bir toplum tasavvuru anlamını ifade ediyor. 

Devamı...

İslam ve Barış
   İslamı ve barışı aynı anda dile getirmek oldukça zor olsa gerek. İçinde barındırdığı kolalık kadar bin bir türlü handikap içinde bu kavramlar sosyolojik gerçeklikte oldukça çelişir vaziyette. Şu an toplumların, başta İslam aleminin ve insanlığın ciddi bir barışa ihtiyacı olduğu kesin. Nedeni ise şuan da Ortadoğu'nun sürekli savaş halinde olması. Oysa savaş, barışın zıttıdır. Ortadoğu'yu bu içinden çıkılmaz kaos ve savaş ortamına iten güç nedir peki. Şu an ki durum itibariyle herkesin zihninde dolaşacak bir soru vardır elbette. İslam barış dini midir ve bu söylem ne kadar bir gerçekliği ifade ediyor?
   Bunu ifade edebilmek için bu dinin ana kaynağına gitmekte fayda var. Yani Kur'an'ın emri üzerine değerlendirme yapmak bizi doğruya ulaştıracaktır. Oysa bakıyoruz ki; İslam'da hiçbir şekilde şiddet ve savaş yoktur. Hele ki dini tebliğ adına savaş kesinlikle reddedilmiştir. Savaş ayetleri diye söylenen ayetlerin hiçbirinde tek taraflı bir savaş yoktur. Bütün ayetler 'size saldırırlarsa' şartıyla sadece öz savunma savaşına müsade ediyor. Bunda dahi aşırıya gitmeyin diye ikazda bulunuyor. Ama malesef Hz.Muhammed'in vefatından sonra iktidar ve saltanat anlayışıyla Kur'an'ın ana düsturları unutulmaya başlandı. Ta ki günümüze kadar sirayet ediyor ki; İslam aleminin iki yakası bir araya gelememektedir. ''Hepiniz birden barış içinde yer alın'' (Bakara 208) ayetini kim hatırlıyor acaba. Hiç kuşkusuz Kur'an-ı Kerim'in en büyük davası Tevhid felsefesiyle beraber, yeryüzüne dair barış ve adalet projesidir. Bunun birinci uygulayıcısı da Nübüvvetin şahı Hz.Muhammed aleyhisselamdır. 

Devamı...

Allah'ın Adıyla

''Bismillah her hayrın başıdır. 'Biz' dahi başta ona başlarız'' (Said-i Kürdî)
İsmi Allah olana yapılan bu atıf hakikat dini olan İslam'ın en birincil unsurudur. Yaratılışı ve kainatı insan için anlamlı kılan 'Allah' ile olan sınırsız irtibatıdır. Hayrın, şerden ayrılışı Allah kavramının tümelliğiyle açığa çıkmaktadır. Oysa Allah'ın insana hak ettiği değeri vermesine karşın, insan Allah'ı neye göre ve nasıl konumlandırıyor. Zerrelerden çekirdeklere, ağaçlardan dağlara kadar her şey Allah namına hareket ederken, peki insan neye göre hareket ediyor. Oysa biz dahi 'O'na, yani insan B-ismi-Allah'a başlar.


Devamı...

KIYAMETTEN ÖNCE GELECEK OLAN YALANCI PEYGAMBERLER(RESÛLLER)
Okuyucu bildirdi: "

RESÛL, lügatta yaratılışı, huyu, ilmi, aklı ve her bakımdan zamânında bulunan bütün insanlardan üstün olan ve yeni bir din ile gönderilen peygamber anlamlarına gelmektedir. 
Allahu teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:


Resûl size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allahü teâlâdan korkun. Çünkü Allah'ın azâbı çetindir. (Haşr sûresi: 7)

"
Devamı...

MEDRESELERİMİZDEKİ EĞİTİM SİSTEMLERİ DEĞİŞTİRİLMELİDİR
Okuyucu bildirdi: "Âlim ve kerim olan Allah’ın adıyla. Allah’tan başka yaratıcı ve yönetici ilah yoktur. O evvel ve ahirdir, hem zahir ve batındır. Onun tüm peygamberlerine de selam olsun. Şüphesiz ki sözlerin en doğrusu Allah’ındır, yolların en hayırlısı da Allah yolu olduğu için Muhammed (As.)’ın yoludur. Sonradan dine ihdas edilmiş şer’i şeyler bid’attır ve tüm şer’i bid’atlar da sapıklıktır ve nihayetinde de ateştir, cehennemdir.

Değerli okuyucu kardeşlerim!

Kuşkusuz İmam Hatip liselerinden önce coğrafyamızdaki en etkili, en yetkili dinî eğitim müesseseleri medreselerdir. Bu medreselerden nice büyük ulema yetişip Allah yolunda ilmî cihadlar vermişlerdir. Medreselerimize, daha çok tasavvuf ekolünden gelen ulema damgasını vurmuştur. Diyebiliriz ki medreselerimizin çoğu tasavvuftan etkilenmiştir. Şeyh Ubeydullah Nehri, Şehid Şeyh Said, Şehid Said Nursî, Şehid Kadı Muhammed, Molla Mustafa Barzani, Şehid Şeyh Maşuk Haznevi ve daha nice ulema medreselerimizde ilim tahsilinde bulunup alim olmuşlardır.

Şimdi bazı kardeşler merak edebilirler, yaw madem bu kadar büyük ulema bu medreselerden yetişti de neden yazının başlığını o şekilde attın diye merak edenler olabilir. Hiç olur mu, böyle allame-i cihan yetiştiren ilim yuvaları eleştirilebilir mi? Diye düşünenler olabilir. 
"
Devamı...

Kürt sorunu ve Said-i Nursi'nin feraseti
   Türkiye toplumunda özellikle Türk ve Kürt dindarları arasındaki simge isimlerin başında Said Nursi’nin geldiği düşüncesindeyim. Said Nursi’nin birçok düşüncesi dinle araya mesafe koymuş insanlarda da  bir karşılık bulduğu şüphesizdir. Bu gün gelinen noktada Kürt sorunu başta olmak üzere Türkiye’nin diğer birçok sorununu bu fikirlerden yararlanarak çözmek çok daha kolaydır. Said Nursi’nin başta Kürt sorunu olmak üzere diğer sorunlara yönelik görüşlerinin bugüne kadar sansürlenmiş olmasının bedelini gariban Kürt ve Türk gençleri hayatlarıyla ödedi ve yakın tarihe kadarda ödemeye devam etti. Bu gençler, neden egemenlerin bizleri ölüme yollamamıza engel olmadınız sorusunu sorduklarından galiba verebilecek makul bir cevabımız olmayacaktır.


Devamı...

Ortadoğu’daki şiddete karşı Ümmetin sorumluluğu
Son yıllarda Ortadoğu’yu ve İslam Alemi’ni  saran şiddet sarmalı Ramazan sonrası Hac bayramına hazırlanıldığı süreçte oldukça hızlandı. Arap dünyasıyla beraber güncel olarak Rojava ve Filistin’de çok şiddetli savaş çığırtkanlığı devam ediyor. Başta Rojava ve Irak’ta kendisini sözde ‘şeriat devleti’ olarak tanımlayan şiddet taraftarı çeteler, önüne gelen her şeyi yakıp yıkmakla hançerini İslam’ın bağrına yöneltmiş durumda. 
Din adına uygulanan ve meşru görülen bu şiddet eğilimine karşı en çarpıcı yön ise başta Allah Resulü Hz. Muhammed’in ve Kur’an-ı Kerim’in yaklaşımlarına tamamen zıt olmasıdır. Yüce İslam Dini ilk tebliğe başlarken yapmış olduğu toplumsal devrim ilk olarak insan yaşamını merkeze alır. Beraberinde zalimleri zulmünden vazgeçirmek ve mazlumlara haklarını teslim etmekle gelişmiştir. İslam’ın evrenselliğini temsil eden din ve ırk temelli değil, ‘’hukukta adil, kardeşçe eşitlik temelini’’ uygun görür. Hz. Peygamberin Medine’de inşa ettiği İslam toplumu bunun pratik örneğidir.
Devamı...

Risale-i Nur Külliyat'ının tek tek yazılış tarihleri
Ortalama 6 bin sayfayı bulan Risale-i Nur Külliyatını oluşturan eserlerin yazılış tarihleri merak konusu oluyor. Bu konudaki çalışmayı Doç. Dr. Niyazi Beki yaptı. İşte telif tarihleri:
ESKİ SAİD DÖNEMİ ESERLER
Eserin Adı / Telif Tarihi / İlk Baskı Tarihi
- Divan-ı Harb-i Örfî (1909/1911)
- Hutbe-i Şâmiye (1911/1911 Ar.)
- Devâü'l-Ye's (1911/1911)
- Münâzarat (1911/1911)
- Muhâkemât (1911/1911) Badıllı, bu eserin ilk baskı tarihini 1921 olarak vermiştir. (Bkz. Tarihçe, /280); Hâlbuki bende "Konstantiniyye Matbaa-i Ebuzziya, (Osmanlıca’dan Latince’ye tıpkı basımı gerçekleştirilmiş.) 1327/1911" tarihli Muhâkemât mevcuttur. Şahiner’de de elimizdeki bu eserin kilişesi mevcuttur. (Bkz. Şahiner, s. 117),
- Reçetetü'l-Avâm (1911/1912 Ar.)
- Reçetetü'l-Havass (Saykalü'l-İslâm) (1911/1912 Ar.)
- Nutuk- 1 (1908-1909/1912)
- Teşhîsü'l-İllet (1911/1912)
- İşârâtü'l-İ'câz fî Mazanni'l-Îcâz (1914-1916/1918)
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı (1919/1919)

Devamı...

Altıncı Risale Olan Altıncı Mesele
[Haremeyn-i Şerifeyn*e Vehhabilerin* tasallutuna dairdir.] ...
Aziz kardeşim, "Haremeyn-i Şerifeynin Vehhabilerin ellerine geçmesi ve onların eazım-ı İslâmın türbeleri hakkındaki tahripkârane hürmetsizliği ne hikmete mebnidir?" diye sual ediyorsunuz.

Elcevap: Şu hadise âlem-i İslâmın siyasetine ve hayat-ı içtimaiyesine taalluk ettiği için Yeni Said kafasıyla cevap veremiyorum. Çünkü şimdi daire-i nazarım başka ufuktadır. Fakat hiç kırmadığım ve daima faidesini gördüğüm mübarek hatırın için Eski Said kafasını muvakkaten başıma sıkılarak giyerek şu Altıncı Meseleyi dört muhtasar nüktelerle beyan edeceğiz.


Devamı...

Demokratik İslam Kongresi'nden Duyarlılık ve Barış Çağrısı

DİK, Rojava, Filistin ve  Irak’ta IŞİD’in saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Yüce Kitabımız bizzat din ve mezhep hürriyetini güvence altına almıştır. Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek düsturuyla beraber, en şerefli yaratılmış olan ‘insan’a karşı eşitliği ve adaleti temel alan dini değerlerimizin emridir” dedi.

Demokratik İslam Kongresi (DİK), yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda Ortadoğu’yu ve İslam alemini saran şiddet sarmalının Ramazan sonrası Hac bayramına hazırlanıldığı süreçte oldukça hızlandığına dikkat çekti.

Arap dünyası ile beraber güncel olarak Rojava ve Filistin’de çok şiddetli savaş çığırtkanlığının devam ettiğini de belirten DİK, “Başta Rojava ve Irak’ta kendisini sözde ‘şeriat devleti’ olarak tanımlayan şiddet taraftarı çeteler, önüne gelen her şeyi yakıp yıkmakla hançerini İslam’ın bağrına yöneltmiş durumda” dedi.

Din adına uygulanan ve meşru görülen bu şiddet eğilimine karşı en çarpıcı yönün ise başta Allah Resulü Hz. Muhammed’in ve Kur’an-ı Kerim’in yaklaşımlarına tamamen zıt olması olduğu ifade edilen DİK açıklamasında şunlara dikkat çekildi: “Yüce İslam dini ilk tebliğe başlarken yapmış olduğu toplumsal devrim ilk olarak insan yaşamını merkeze alır. Beraberinde zalimleri zulmünden vazgeçirmek ve mazlumlara haklarını teslim etmekle gelişmiştir. İslam’ın evrenselliğini temsil eden din ve ırk temelli değil, ‘hukukta adil, kardeşçe eşitlik temelini’ uygun görür. Hz. Peygamberin Medine’de inşa ettiği İslam toplumu bunun pratik örneğidir.


Devamı...

Rojava, İslam ve Kürtler
Kürtlerin İslam'la bir sorunları yok. Bilakis, İslam'ı bir tür yayılma aracı olarak kullanmış olanların tarih boyunca Kürtlerle sorunu olmuştur.

Tu dibêjî; “Ez âlimim 
Her cî ji we re lazim im!” 
Ka bi îlm û hîkmet Te çi çêkir bo millet? 

Devamı...

Ortadoğu ve Medine Sözleşmesi
Okuyucu bildirdi: "

   Ben bu yazıma başlamadan önce dün sosyal medya da gördüğüm ve çok beğendiğim ve Ortadoğu, toplumun hastalığını bana göre en iyi şekilde hatırlatabilecek FRIEDRICHNIETZSCE; birkaç sözüyle giriş yapmak istiyorum ‘’ cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilirse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır.
   Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir.F.N söylediği gibi asıl sorunda binlerce yıllara dayanan bu topraklarda egemenlerin, devletlerin ve monarşik iktidarların Ortadoğu toplumu üzerindeki yaratıkları etki ve kaos günümüz şartları ile gözler önüne çıplaklığıyla sergileniyor.

"
Devamı...

Demokratik İslam Kongresi Mektubu (A.Ö)

Mumin kardeşlerim;
İslam’ın ana merkezlerinde büyük bir savrulmayı, ihanet ve isyanı yaşarken, “Kürdistan” ve “Demokratik” kavramlarını, eksik ve yanlış anlamada yol açabileceğinin bilincinde olarak yine de daha büyük yanlışları önlemek ve özdeki doğrulara yol açmak açısından kullanmaktan çekinmedim.
Özellikle islamın iki büyük merkezi olarak kendini günümüze de dayatan iktidarcı arabi, selefi akımlarla İrani şia akımların devletçilik bağlamında yol açtıkları büyük tahribatlara karşı mekan halk ve demokrasi merkezli kavramlarla mücadele bayrağı açmayı aynı dinin özündeki doğruya sadakatle  bağlı olmanın gereği saymaktayım. İki iktidarcı devletçi merkeze karşı demokratik ve mekan merkezli karşı çıkışların en büyük toplumcu ahlaki ve politik ifadesi olarak İslami yanıt aramayı bulmayı ve iradeleştirmeyi kongrenizin en temel görevi saymakta ve selamlamaktayım.


Devamı...

Münazarat’ın Kimliği

Münazarat kitabı, Said-i Nursî Hazretleri’nin “Eski Said” ismini verdiği döneme ait bir eserdir. Bu eser, İkinci Meşrutiyet’in (24 Temmuz 1908) ilanından sonra, Üstad’ın Kürdistan’a gidip Kürd aşiretleriyle yaptığı sorulu-cevaplı sohbet ve tartışmalarından doğmuştur. Yaklaşık 155 soru ve cevabı ihtiva etmektedir. Kürdçe olarak yapılan bu sohbet ve tartışmaların ana konuları, meşrutiyet, hürriyet, istibdad ve medresetu’z-zehra’dır.

Münazarat hakkında Üstad, “Hürriyet’in 3. senesinde aşairler(aşiretler) arasında ‘meşrutiyet-i meşruayı’ aşaire tam bildirmek ve kabul ettirmek için Ertuş aşairi içinde hususan Gewdan ve Mamxuran’a verdiği ders ve 1329’da Matbaa-i Ebû’z-Ziya’da tabedilen, 41 sene evvel tab’ edilmiş, fakat maatteessüf yirmi-otuz seneden beri arıyordum, bulamamıştım. Bu defa birisi bir nüsha bulup bana göndermiş.”(Emirdağ Lhk, c. II, s. 110) demektedir.


Devamı...



Diğer haberler

02.06.14
· Demokratik İslam Kongresi Mektubu (A.Ö)
31.05.14
· Münazarat’ın Kimliği
13.05.14
· Demokratik İslam Kongresi SONUÇ BİLDİRGESİ
09.05.14
· İslam ve demokrasi
04.05.14
· İslam, Barış ve Gençlik
30.04.14
· Demokratik İslam Kongresi Çağrı Metni
24.04.14
· Ortadoğu'da doğru bir İslamiyet ile adalet inşa etme zamanı gelmiştir
20.04.14
· Anadil ve Allah’ın sıfatları
· Yer adlarının Türkleştirilmesi
01.02.14
· "Ey Gelê Kurdan" Makalesi Üzerine Söylemsel Analiz
24.01.14
· Bir ömrün değişmez prensibi: Müsbet hareket
15.01.14
· Kur'an'ın Dilinden Toplum Esasları
06.01.14
· İbadet ‘Rabbimize, Onun bildirdiği şekilde şükretmektir’
25.12.13
· Kürdistan İslam Şûrası
· Tefekkür ve Şefkatle Bakmak
19.12.13
· Üşüyen Gerçekler
· Bilgi Kaynağı Vahiy
13.12.13
· Namaz kılmayan cami
25.11.13
· Dindaşlarınızla ittifak ediniz, ihtilâfa düşmeyiniz
19.11.13
· Yeryüzünü İlimle Dolduran Müçtehid: İmam Şafiî

Eski Haberler

  


Nivîskar
Mela Muhammed İnal
Demokratik İslam Kongresi Ve çözüm Süresi...


M. Nureddin Yekta
Kanton, Eyalet, Federal Ve Baĝımsız Devlet!...


Hilmi Yeşiltaş
Kobanİ Üzerİne...


Mele Hafız Ahmet Turhallı
Islamda Işçi Hakları Ve Soma Faciası...


Ayhan BİLGEN
Ortadoğu’da İslam Devletine çarpmak...


Mele Mesud Amedî
İslam Ve Terör...


Mele M. Emin KILIÇ
Bilgi Edinme Yolları...


Mele Celalettin YÖYLER
İslam’da Kadının Toplumsal Yeri...


Yavuz Delal
“kürt Sorunu” Devrimi...


Süleyman Çevik (Misafir Yazar )
Hak Istemek Şeytan'a Uymak Mıdır?...


Muhammed Seruci
Topluma Rağmen Teşekkül Eden Yönetimler...


Tüm Yazarlar

Bloklar dosyası
· Tüm Kategoriler
· 
· Makale
· Şiir

"Bizim düşmanımız;
cehalet,
zaruret,
 ihtilaftır
.

 Bu üç düşmana karşı
san'at,
marifet,
ittifak

silahıyla cihad edeceğiz.''

Bediüzzaman
Said-î Kurdî



Îro
Bu gün için henüz önemli bir haber yok.

Têkilî / İletişim
Adres: Avrupa İslami Hizmetler Birliği

Lakkegata 17, 0187 Oslo, Norway

Telefon:0047.22173050 ( Cami )



Namaz vakti
Şu an bu blokta bir sorun var.

Nûbihar

CUDİ KİTABEVİ

Bediüzzaman'ın Büyük Projesi

Facebook Sayfamız

Mêvan
Şu an sitede, 83 ziyaretçi ve 0 üye bulunuyor.

Anket
Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz?

Çok iyi
iyi
Normal
Kötü



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy 1897






BU SİTE DİNİ KÜLTÜREL İÇERİKLİ OLUP, SİYASİ BİR NİTELİK TAŞIMAMAKTADIR!



  ***Sitemizdeki bilgileri dilediğiniz yerde kaynak belirtmek şartıyla yayınlayabilirsiniz***

Bookmark and Share 


PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Sayfa Üretimi: 0.12 Saniye